<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ƒ υ я к α η у υ я т . c σ м</title>
	<atom:link href="http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.furkanyurt.com</link>
	<description>furkanyurt</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 10:16:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuk Gelişimi</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=249</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=249#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 10:16:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[FrKn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuza her şeyi hazır olarak vermeyin; yoksa sürekli yardım bekleyen, kendi beceri ve yeteneklerine güvenmeyen bir insan haline gelir&#8230; Ailenin veremediği ve eksik bıraktığı terbiyeyi ne okul ne de toplum verebilir&#8230;. Oyun çocuğun en ciddi işidir. Oyun aslında zaman öldürme değil, bir öğrenme vasıtasıdır. Çocuk oyunlarını izleyin; ne kadar ciddi olduklarını görün&#8230; Unutmayın; Çocuklar bebeklik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;">Çocuğunuza  her şeyi hazır olarak vermeyin; yoksa sürekli yardım bekleyen, kendi  beceri ve yeteneklerine güvenmeyen bir insan haline gelir&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Ailenin veremediği ve eksik bıraktığı terbiyeyi ne okul ne de toplum verebilir&#8230;.</h3>
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Oyun  çocuğun en ciddi işidir. Oyun aslında zaman öldürme değil, bir öğrenme  vasıtasıdır. Çocuk oyunlarını izleyin;  ne kadar ciddi olduklarını  görün&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Unutmayın; Çocuklar bebeklik anılarını unutsalar bile hayatları boyunca onun etkisinde kalırlar&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Çocuklar  en çok doktor konusunda söylenen yalanları affetmezler. kendilerini  doktora götürürken ; hiç acımayacak. hiç bir şey olmayacak denir,  halbuki doktor iğne yapmak zorunda kalabilir . dişçi ise diş çekmek,  canı yanan çocuk anneye ve babaya olan güvenini kaybedebilir&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Çocuklarımıza  baskı ile özür diletmeye çalışmayalım. Pısırık ve silik olurlar.  Görünüşte herkes için kibar ve söz dinleyen uslu çocuktur; ama gerçekte  içine kapanık cesaretini kaybetmiş, kendisini bulamamış, geleceğe  güvenle bakamayan anne babasının gölgesinde yaşayan bir çocuk olurlar&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Çocukların  ruhlarını ince ve hassas duygularla doldurmak istiyorsanız; onlara  acımayı ve zayıfları korumayı öğretiniz.. Tabiat ve hayvan sevgisi  aşılayınız.. Çiçekleri, böcekleri, kuşları seyrettiriniz..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Aşırı ilgisizlik kadar fazla ilgide zararlıdır.. Her şeyin dozunu yakalamak zorundasınız..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Çocuk,  kendisine bir yetişkin gibi davranıldığını ne kadar erken hissederse,  kendisi de bir yetişkin gibi davranmayı o derece erken  başarabilecektir..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Eğitim-Öğretim  sezonu başladığında öğrenci velileri çocuklarıyla beraber okulumuza  geliyor ve  hocam &#8220;eti de kemiği de senin&#8221; deyip çocukları bize teslim  ediyor. Ve, artık biz çok ısrarla çağırmadıktan sonra pek okula  uğramıyorlar. Bir çocuğun yetiştirilmesi konusunda velilerin işi çocuğun  bize teslim edilmesi ile,  bu kadarla bitiyor mu acaba?</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">İnsanlar  yeni bir şeyi öğrenirken genellikle kendilerine bir model seçerek onu  taklit ederler ve bu tip öğrenme çocuklarca belki de en önemli öğrenme  biçimidir. Kitap okuyan bir ailenin çocukları kitap okumuyorsa bu duruma  şaşırıp nedenlerini araştırmada haklı olunabilir. Fakat büyüklerin  kitap okumadığı bir evde çocuğ&#8230;un kitap okumamasından yakınmanın ne kadar haklı olup olmadığını takdirlerinize havale ediyorum.</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Evet,  kısaca, normal akli ve ruhi melekelere sahip bir çocuğun  yetiştirilmesindeki tüm sorumluluk çevreden, okuldan önce anne-babaya  aittir dersek herhalde mübalağa etmiş olmayız. Çünkü bütün psikologlar  insanın karakterinin 7 yaşına kadar büyük ölçüde biçimlendiğini ifade  ederler. Oysa bizler çocuklarımızı 7 yaşında o&#8230;kula başlatıyoruz. Okul öncesi eğitime gereken önemi vermiyoruz..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Size  çok garip gelecektir ama yapılan incelemeler anne ve babanın  çocuklarına ancak giyinme, soyunma, arabaya binme gibi ancak gerektiği  durumlarda yardım ederken dokunduklarını ortaya çıkarmıştır. Burada  kastettiğimiz yalnızca çocuğu kucaklamak ve öpmek değildir. Omzuna  dokunmak, sırtını sıvazlamak saçlarını okşamak, &#8230;gibi  çok basit ama çocuğu duygusal yönden besleyen davranışlardan bahsediyoruz.</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Öncelikle  şunu belirtelim ki; anne babalar emir, azar ve bağırma gibi amirane  teknikleri ne kadar çok kullanırlarsa, çocukları üzerinde o oranda daha  az etkili olurlar.. Tatlı dil çocuğumuzun üzerinde mutlaka etkili  olacaktır.. Tabii ki bu çocuğunuzun mantıksız kaprislerine ve  isteklerine boyun eğmek demek değildir..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Anne  babalara büyük bir sevginin ve şefkatin icabı gibi görünse de,  şımartıcı bir terbiye yanlış bir terbiyedir. Bu yanlışlığa düşmemelerini  bütün anne-babalara tavsiye edelim.. Anne çocuğun isteklerine ne kadar  fazla boyun eğerse çocuk o kadar şeyi kabul ettirmeye çalışır. Şımarık  çocuklar, isteklerinin yerine getiril&#8230;mesi için çevrelerini türlü yollarla baskı altına alan ve isteklerinin sınırı olmayan çocuklardır..</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Kullanılan  pedagoji metotları ne kadar mükemmel olursa olsun bu metotların iyi  sonuç verebilmesi her şeyden önce anne-baba ile öğretmen arasında sıkı  bir işbirliği yapılmasına bağlıdır&#8230;</h3>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<h3 style="text-align: center;">Çocuğunun  durumu için gelen her aile daha biz bir yorum yapmadan çocuklarının çok  zeki olduğundan, fakat çalışmadığından bahsediyor. Uzun yıllar  öğretmenlik yapmış bir velimiz; Hocam ben çocuğumu biliyorum benim  çocuğum orta derecede bir çocuk dedi. Hocam eğitimci olduğunuz için daha  realist yaklaşıyorsunuz herkes önce&#8230; çocuğunun zeki olduğunu anlatıyor dedim. Onlar işi bilmediklerinden öyle söylüyorlar dedi.</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=249</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üstad Necip Fazıl&#8217;dan birkaç nükte&#8230;</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=247</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=247#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 19:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=247</guid>
		<description><![CDATA[ÖZEL ARABA Üstad’a sorarlar: ”Üstad özel arabanız yok mu?” Keskin zekâ küpünün verdiği cevap hikmet doludur: ”Ona en son bineceğiz.” ÖLÜM Necip Fazıl, ölüm korkusu ile ilgili bir soru soran Seyyid Ahmed Arvasi’ye şöyle der: “Ben de ölümden korkarım. Şiirlerimi okuyorsunuz. Ölüm, çetin bir geçit&#8230; Onun ötesinde ya ebedî bir saadet veya ebedî bir mahkumiyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZEL ARABA</strong><br />
Üstad’a sorarlar:<br />
”Üstad özel arabanız yok mu?”<br />
Keskin zekâ küpünün verdiği cevap hikmet doludur:<br />
”Ona en son bineceğiz.”</p>
<p><strong>ÖLÜM</strong><br />
Necip Fazıl, ölüm korkusu ile ilgili bir soru soran Seyyid Ahmed Arvasi’ye şöyle der:</p>
<p>“Ben de ölümden korkarım. Şiirlerimi okuyorsunuz. Ölüm, çetin bir  geçit&#8230; Onun ötesinde ya ebedî bir saadet veya ebedî bir mahkumiyet  var&#8230; Bizim gibilere bu kapının önünde tiril tiril titremek düşer.  Kendini üzme, bu korku, ümit ile birlikte olunca güzeldir.&#8221;</p>
<p><strong>TÜRKÇE SORARDIN</strong><br />
Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:<br />
-Osmanlı emperyalist değil miydi?<br />
Cevap dikkate şayandır:<br />
-Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın.</p>
<p><strong>NASİPSİZ AHMAK</strong><br />
Birgün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek kendisine: İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir!..&#8221;diyen ihtiyar gazeteciye;<br />
&#8221;Senin o burnuna gelen, İslamiyetin değil; kendi ciğerinin pis  kokusudur. Sen bir mücerredi, bir müşahhastan ayıramayan ahmaksın!&#8230;&#8221;  der..</p>
<p><strong>HAYVAN TEKMESİ</strong><br />
Necip Fazıl yolda yürürken birisi ayağına çarpar ve yoluna devam eder.  Necip Fazıl&#8217;ın karşılık vermediğini gören arkadaşları sebebini sorarlar.  Üstadın cevabı hazırdır:<br />
&#8220;Sizi bir hayvan tekmelemiş olsa ne yapabilirdiniz?&#8221;</p>
<p><strong>LÜKS GEMİ VE TUVALET</strong><br />
Bir gün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek&#8217;e sahilde rastlayan bir hayranı;<br />
&#8221;Üstad, senin bütün mücadelelerin güzel, hizmetlerin eşsiz ama şu  &#8230;&#8230;. tarafın olmasa diye tenkit eder.. Bunun üzerine Necip Fazıl  tebessüm ederek:<br />
&#8221;şu boğaz&#8217;dan geçen lüks ve güzel gemiyi görüyor musun? Bak ne kadar  lüks ve konforlu değil mi? İşte böylesine lüks geminin tuvaleti de  vardır.&#8221; der&#8230;</p>
<p><strong>MİKROP</strong><br />
Bir gün bir doktor bana dedi ki:<br />
—Yahu Necip Fazıl Bay! (Pastör)ün mikrobu keşfettiği bir asırda insan nasıl dine inanır, Allah&#8217;a inanır?<br />
Hiç telâşa lüzum yok&#8230; Ona şu cevabı verdim:<br />
—Siz ne kadar sahte adamlarsınız! Senedini getirdiğiniz adamın o senedi,  hangi büyük itibarî senettir? Hangi noktaya dayandığını bilmez ve ona  göre iddia edersiniz! Pastör diyor ki: Bütün dünya Allah&#8217;ı inkâr etse  bir mikrobun hayatı O&#8217;nu bana ispata kâfidir.</p>
<p><strong>YÜZDE ELLİ</strong><br />
Necip Fazıl, mahkemede sinirlenmiş. Hâkime:<br />
- Burada bulunanların yüzde ellisi eşektir, demiş. Hâkim, sözünü geri  almasını istemiş. Şair buna yanaşmamış. Ancak hâkim diretmiş. İşin  kötüye varacağını anlayan Necip Fazıl:<br />
- Peki hâkim bey, demiş, sözümü geri alıyorum. Burada bulunanların yüzde ellisi eşek değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=247</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ettebessumu sadakatun&#8230;</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=243</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=243#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 11:27:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Gün gelir usulca kapanır perde Coşkun alkışların sustuğu yerde Sorma kimselere, sorma o nerde? Beni tebessümle yâd et isterim **** Belki geç kalırım varamam sana Belki utanırım uğramam sana Sevip sevmediğini soramam sana Beni tebessümle yâd et isterim **** Zamana yenilir solar resimler Gönül sayfasından kopar isimler Boş ver ardımdan ne derse desinler Beni tebessümle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Gün gelir usulca kapanır perde</p>
<p style="text-align: center;">Coşkun alkışların sustuğu yerde</p>
<p style="text-align: center;">Sorma kimselere, sorma o nerde?</p>
<p style="text-align: center;">Beni tebessümle yâd et isterim</p>
<p style="text-align: center;">****</p>
<p style="text-align: center;">Belki geç kalırım varamam sana</p>
<p style="text-align: center;">Belki utanırım uğramam sana</p>
<p style="text-align: center;">Sevip sevmediğini soramam sana</p>
<p style="text-align: center;">Beni tebessümle yâd et isterim</p>
<p style="text-align: center;">****</p>
<p style="text-align: center;">Zamana yenilir solar resimler</p>
<p style="text-align: center;">Gönül sayfasından kopar isimler</p>
<p style="text-align: center;">Boş ver ardımdan ne derse desinler</p>
<p style="text-align: center;">Beni tebessümle yâd et isterim..</p>
<p style="text-align: center;">Eksiltme dilinden, tatlı sözünü,</p>
<p style="text-align: center;">Muhabbetten mahrum, koma özünü,</p>
<p style="text-align: center;">Gülmeye alıştır, asma yüzünü,</p>
<p style="text-align: center;">Dostluğu istersen, tebessüm yeter</p>
<p style="text-align: center;">&#8230;.</p>
<p style="text-align: center;">Tebessüm sadaka, diyor Sultanım.</p>
<p style="text-align: center;">Yoluna kurbandır, bu tatlı canım,</p>
<p style="text-align: center;">Allaha sevgili bir kul olalım,</p>
<p style="text-align: center;">Hakka dost olmaya, tebessüm yeter..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=243</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşamda ne kadar gülüyorsunuz?</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=237</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=237#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 10:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[Bir keşiş araştırma yapmak için bir köye gitmişti. Önce o köyün mezarlığına girdi. Çünkü kültürlerin, yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna inanıyordu. Gözleri birden mezartaşlarının üzerindeki rakamlara takıldı. Mezartaşlarında 5, 867, 900, 20003, 4979, 7, 421 örneği, birbiriyle hiç de bağlantısı olmayan rakamlar vardi. Uzun uzun düşündü, fakat bu rakamların anlamını çözemedi. Köyün en bilge [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Bir keşiş araştırma yapmak için bir köye gitmişti. Önce o köyün mezarlığına<br />
girdi.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Çünkü kültürlerin, yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna<br />
inanıyordu. Gözleri birden mezartaşlarının üzerindeki rakamlara takıldı.<br />
Mezartaşlarında 5, 867, 900, 20003, 4979, 7, 421 örneği,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>birbiriyle hiç de bağlantısı olmayan rakamlar vardi. Uzun uzun düşündü,<br />
fakat bu rakamların anlamını çözemedi. Köyün en bilge kişisine gitti, ona<br />
sordu:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Nedir bu rakamlar Tanrı aşkına?&#8221; dedi. &#8220;Bu rakamların gösterdikleri ay<br />
mıdır, yıl mıdır, saat midir?&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bilge kişi gülümseyerek yanıtladı:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Bizler bebeklerimiz doğdugu zaman, bellerine bir ip bağlarız&#8221; dedi.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Yaşamı boyunca her güldüğü an, o ipe bir  düğüm atarız. Öldükten sonra ise,<br />
bellerindeki düğümleri sayar, düğümün sayısını mezartaşına yazarız.&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bilge kişi, karşısındaki keşişin birşey anlamadığını görünce açıklamasını<br />
sürdürdü:</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Böylece onun, ne kadar &#8216;yaşamış&#8217; olduğunu anlarız.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=237</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşamı Dolu Dolu Yaşayalım</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=234</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=234#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 06:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Zaman öyle hızlı akıp gitmekte, yıllar öyle çabuk geçmekte ki payımıza düşen yaşam dilimini olabildiğince dolu dolu yaşamaya çalışmak zorundayız. Acısıyla ve tatlısıyla&#8230; Hiçbir şeyi ertelemeden, yarına bırakmadan&#8230; Çoğumuz öyle hayatlar tüketiyoruz ki, günlük akışın altında ezilmiş, kendimizi ona teslim etmiş durumdayız. Adeta biz zamanı değil, zaman bizi yönetiyor. Şunu kabul etmeliyiz. Yaşamın her günü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman öyle hızlı akıp gitmekte, yıllar öyle çabuk geçmekte ki payımıza düşen yaşam dilimini olabildiğince dolu dolu yaşamaya çalışmak zorundayız. Acısıyla ve tatlısıyla&#8230; Hiçbir şeyi ertelemeden, yarına bırakmadan&#8230;</p>
<p>Çoğumuz öyle hayatlar tüketiyoruz ki, günlük akışın altında ezilmiş, kendimizi ona teslim etmiş durumdayız. Adeta biz zamanı değil,<br />
zaman bizi yönetiyor.</p>
<p>Şunu kabul etmeliyiz. Yaşamın her günü güllük gülistanlık geçmeyecek. Başımıza iyi şeyler de gelecek, kötü olarak algıladığımız şeyler de&#8230; Geçmişe dönüp hayıflanmak, pişmanlık duymak ya da tamamıyla geleceğe endekslenip planlar arasında boğulmak elimizden bugünün gücünü alıp gider. Bizim en büyük sorunumuz, anlardaki mutluluğu ıskalamak. Hayat öyle güzel ki, anın güzelliğini, günün getirdiklerini hissetmeyi bilen bir insanın mutsuz olacağına inanmıyorum.</p>
<p>İnsanın başına neler gelir hayatta! Ne sıkıntılar çeker; ne acılara, kederlere katlanır; kazalara, ölümlere, yoksulluğun getirdiği sıkıntılara boyun eğer. İhanete, iftiraya uğrar; hastalık, aldatmak-aldatılmak, gülmek-ağlamak, sevinmek-üzülmek, ayıplamak-ayıplanmak, dışlamak-küçük düşürülmek arasında gider gelir. Bunların hepsi biz insanlar içindir. Yalnızca insanın tecrübe edebileceği ve tecrübe ettiklerinden öğrenebileceği hallerdir bunlar. Acı çektiğinde için için ağlamayı da, mutlu olduğunda doyasıya gülmeyi de bir tek insan başarabilir.</p>
<p>Ağlamak olmasa gülmekten nasıl keyif alırdık? Hastalık olmasa sağlıklı olduğumuzda şükretmek hangimizin aklına gelirdi? Fakirlik olmasa zenginlik anında israftan kaçınmayı akıl edebilir miydik? Bu yüzden başımıza bir kötülük ya da zarar geldiğinde isyan edip hayata küsmek, kendimizi yıpratmak yerine bu olaylardan bir şeyler öğrenmeye çalışmak ve hayata pozitif bakmak gerekir. En kötü durumda olan bir insanın bile yaşamdan zevk alacağı bir nokta vardır. Önemli olan, yaşamda gizlenen ve keşfedilmeyi bekleyen bu noktaları bulmaktır.</p>
<p>Tüm dertlere ve sıkıntılara rağmen bu güzel hayat yaşanmaya değer. Allah’ın bize bahşettiği o sonsuz güzellik ve nimetlerin yanında sıkıntılar ve dertler bir hiç sayılır.</p>
<p>Sabır, yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır<br />
Sürekli endişe içinde hep dünle yaşarken ve yarının kaygısı içinde kaybolurken en önemli günü unutuyoruz: bugünü. Dün dünle gitmiştir. Yarın ise ne olacağı belli değildir. Bu durumda bize bugünü yaşamak kalıyor.</p>
<p>Biz istesek de istemesek de hayatta bizim payımıza düşen acılar olacak. Bunlara karşı en büyük, zamanla daha da kıymetlenen ve güçlenen silah ise sabırdır. Sabır sineye çekmek değil; acıyı yaşamayı, ondan bir şeyler öğrenmeyi başarmak ve acının dinmesi için kendine zaman tanımaktır. Istırabın şiddeti geçtiğinde dilimizde kalacak buruk tadı beklemek, huzurun öncesinde yolumuza çıkan sert rüzgârların dinişini izlemektir&#8230;</p>
<p><strong>“İnsanı ihtiyarlatan zaman değil, gerçekleşmemiş hayallerdir.” </strong>Her zaman genç kalmak istiyorsanız, gerçekleşmemiş hayallerin peşinden sürüklenmek yerine, hayallerinize sahip çıkmayı bilin!</p>
<p>Gelin günümüzü dolu dolu yaşayalım. Çünkü zaman hızla akıp geçiyor.<br />
Ve ömrümüz tükeniyor. Yaşayamadığımız her an, her saat, her gün ömrümüzden gidiyor ve bunun geri dönüşü yok. Yaşamınızı şarj edilemeyen ve ömrü belli olmayan bir pil farz edin ve ona göre yaşayın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=234</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeka budur</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=226</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=226#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 12:38:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=226</guid>
		<description><![CDATA[Adamın biri Afrika´da safariye çıkarken, yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. - Şimdi başım dertte, diye düşünmüş köpekcik&#8230; Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adamın biri Afrika´da safariye çıkarken, yanına minik köpeğini de almış.</p>
<p>Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.</p>
<p>Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.</p>
<p>- Şimdi başım dertte, diye düşünmüş köpekcik&#8230;</p>
<p>Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş.</p>
<p>Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.</p>
<p>Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş:</p>
<p>- Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?</p>
<p>Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış:</p>
<p>- Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım, diye düşünmüş leopar&#8230;</p>
<p>Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş,</p>
<p>Bildiklerini kullanarak bundan sonra kendisini leopardan kurtaracağını düşünmüş.</p>
<p>Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış.</p>
<p>Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna, &#8220;atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım&#8221; demiş.</p>
<p>Az önceki yerde bekleyen minik köpek, bakmış kızgın leopar sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.</p>
<p>Ne yapacağını düşünürken, kaçmaya da kalkmamış.</p>
<p>Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri kemirmeye devam etmiş.</p>
<p>Tam leopar saldıracakken, yine kendi kendine konuşarak leopara duyurmuş:</p>
<p>&#8220;Şu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!!!!!&#8221;</p>
<p><strong>Yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yen&#8230;.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=226</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Japonyada Yaşanmış Bir Olay</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=198</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=198#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 21:28:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Begendiğim Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=198</guid>
		<description><![CDATA[Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanırda kertenkelenin ayağına çakılmışçiviyi görünce. Muhtemelen bu çivi 10 yil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar.<br />
Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk<br />
bulunur.</p>
<p style="text-align: center;">Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı<br />
için sıkışmış bir kertenkele görür.</p>
<p style="text-align: center;">Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanırda  kertenkelenin ayağına çakılmışçiviyi görünce. Muhtemelen bu çivi 10 yil  önce, ev yapılırken çakılmıştı.<br />
Nasıl olmuştu da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl  boyunca yaşamayı başarmıştı?</p>
<p style="text-align: center;">Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan<br />
10 yıl boyunca yaşamak çok zor olmalıydı. Sonra bu kertenkelenin 10  yıldır hiç kıpırdamadan nasıl 10 yıl<br />
yaşadığını düşündü. Ayak çivilenmisti!! Böylece çalısmayı bırakır<br />
ve kertenkeleyi izlemeye baslar, ne yiyor acaba?</p>
<p style="text-align: center;">Sonra nereden çıktığını farkedemediği başka bir kertenkele gelir ağzında  taşıdığı yemekle..<br />
Inanılmaz!!! Adamı sersemletir gördüğü manzara. Bu nasıl bir sevgi?</p>
<p style="text-align: center;">Ayağı çivilenmis kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından  beslenmekteydi&#8230;<br />
Bu hikayeyi ilk duyduğumda çok etkilendim ve aralarındaki muhtemel<br />
ilişki türünü düşünmekten vazgeçtim: Eş, arkadaş, sevgili, abi,  kızkardes?</p>
<p style="text-align: center;">Teknoloji ilerledikçe bilgiye ulaşmamız hızlandıkça hızlanıyor. Fakat<br />
insanlar arasındaki mesafe, o da aynı hızda birbirine yaklaşıyor mu  acaba?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=198</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Websitemiz</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=188</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=188#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 08:32:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[FrKn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/?p=188</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar facebook paylaşım grubumuz sizlerin desteğiyle kısa sürede 17.000 hayran sayısına ulaştı&#8230; Paylaşımlarımıza daha geniş alanlarda devam etmek ve seminer benzeri eğitim faaliyetleri düzenlemek adına www.birbilenedanisin.com isimli bir web sitesi kurduk. Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Ramazan ARI ve Dr. Cengiz ÇELİK başta olmak üzere tüm akademisyenlerin de bizlerle olduğu yeni sitemize hepinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="lightbox" title="Okul öncesi websitemiz" href="http://www.furkanyurt.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/logo.gif"><img src="http://www.furkanyurt.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/logo2.gif" alt="YENİ WEBSİTEMİZ" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Arkadaşlar facebook paylaşım grubumuz sizlerin desteğiyle kısa sürede 17.000 hayran sayısına ulaştı&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Paylaşımlarımıza daha geniş alanlarda devam etmek ve seminer benzeri eğitim faaliyetleri düzenlemek adına www.birbilenedanisin.com isimli bir web sitesi kurduk.</p>
<p style="text-align: center;">Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Ramazan ARI ve Dr. Cengiz ÇELİK başta olmak üzere tüm akademisyenlerin de bizlerle olduğu yeni sitemize hepinizi bekliyoruz..</p>
<p style="text-align: center;">Sitemizde okul öncesi etkinlikleri yanında daha geniş çaplı alanlarda yardımlaşmayı ümit ediyoruz. öncelikle ülkemizin her tarafından öğretmenleri ve öğrencileri kaynaştıracak, bilgi alışverişinde bulunulacak seminerler düzenlemek ana fikrimiz..</p>
<p style="text-align: center;">Ancak şu an yolun başındayız ve sitemiz henüz içerik olarak çok yeni ve bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz..</p>
<p style="text-align: center;">Sizlerin bu yolda bizleri yalnız bırakmayıp sitemize kayıt olacağınızdan şüphemiz yok..</p>
<p style="text-align: center;">Buradaki birlik, beraberliğin ve paylaşımın sitemizde de aynı şekilde devam etmesi dileğiyle&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Hepimize hayırlı olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=188</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>goz</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=181</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=181#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 21:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FrKn]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/wp/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=181</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barca</title>
		<link>http://www.furkanyurt.com/?p=179</link>
		<comments>http://www.furkanyurt.com/?p=179#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 21:45:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FrKn]]></category>
		<category><![CDATA[Galeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.furkanyurt.com/wp/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.furkanyurt.com/?feed=rss2&amp;p=179</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
